Hayatın Maskeli Balo’sundan Gerçek Benliğe
Hayatın Maskeli Balo’sundan Gerçek Benliğe
Her zaman bir umut vardır.
Her şeyin bitti dediğimiz o noktadan dönmek var ya, işte insanı asıl güçlendiren, öz benliğine ulaşmasını sağlayan nokta odur. Bazen gerçekten hayata dair hiç umudumuzun kalmadığını hissederiz. Yeniden başlamak çok zor gelir. Bazen de Yaradan’la kavga ederiz. Etmedik mi? Ettik. Kaçımız bunu kendine itiraf etti ya da edebildi? İşte asıl mesele burada başlar: kendimizle yüzleşebilme kısmı. En sancılısı, en zoru, en çok kaçtığımız nokta… Ama bunu bir kez yaptığımızda, o gölge yanlarımızı fark edip dönüştürdüğümüzde hayat bir daha asla eskisi gibi akmaz. Biliyorum, senin de benim içimde olduğu gibi fırtınalar kopuyor.
Dışarıya, etrafa, herkese en güçlü tarafını yansıtıyorsun. Ama o karanlık tarafını, kalbinin kırık dökük, harabe olmuş odalarını kimseye göstermiyorsun. Arka planda dünya kadar olumsuzluk yaşarken “Ben güçlüyüm, ben mutluyum” maskesini taktığını biliyorum. Nereden mi biliyorum? Kendi maskelerimden. Hepimiz bir maskeli balodayız. Ve her birimiz birbirini maskelerinden tanıyor: kimimiz güç maskesi, kimimiz mutluluk, kimimiz sağlık, kimimiz zenginlik…
Kim nasıl görünmek isterse öyle gösteriyor kendini. Ama balo bitti mi, gece yarısını vurdu mu saat, işte orada başlıyor gerçek. Maskeler düşüyor. Aynanın karşısında gördüğümüzü kandıramıyoruz. Ne yazık ki çok tanıdık değil mi bu satırlar? Biliyorum, yarana denk yaralarım var. Hayal kırıklıklarına benzer hayal kırıklıklarım, belki pişmanlıklarım, keşkelerim… Belki de çok az “iyikilerim.” Ama bildiğim bir şey var: hayat yeniden doğuyorsa, güneş gökyüzünde parlamaya devam ediyorsa, yıldızlar geceyi müjdeliyorsa, bizler için de her zaman bir umut vardır. Yeniden başlama imkânı, kendimizle yüzleşme imkânı ve gölgelerimizden arınma imkânı… Peki nasıl mı? Kendine dürüst olarak. Kendini her hâlinle, her bütününle kabul ederek. İşte o zaman gerçek şifa akacak yüreğine, kalbine. İçeri ışık sızacak, karanlık dehlizlerin aydınlığa kavuşacak. Sonuç olarak hepimiz birer yolcuyuz bu hayat senaryosunda. Kimimiz oyuncu, kimimiz figüran…
Ne olduğumuzun bir önemi yok. Önemli olan nefes alıyoruz ya, hayat hâlâ devam ediyor ya… İşte bu yüzden tekrar düşmekten, tekrar başlamaktan korkma. Yol nereye çıkarsa, hep birlikte şifaya doğru yürüyelim. Unutma: Maskeler düşer, gölgeler dağılır, ışık her zaman yolunu bulur. Ve umut varsa, yeniden başlamak daima mümkündür. Her karanlığın içinde bir ışık saklıdır. Her düşüş, yeniden kalkışın habercisidir. Ve her maskenin ardında, gerçek senin parlayan yüzü vardır.
Hayat bir maskeli balo gibi görünse de, asıl dans kendi içimizde başlar. Cesaretinle, dürüstlüğünle ve umudunla sende bu dansa katıl. Çünkü senin hikâyen, yeniden doğuşun en güzel kanıtı olacak. ..
Sevgi ve ışık ile sevgili yoldaşlarım..
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


