Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: Kerbela tüm müminler için bir yürek yarasıdır

Gündem 25.06.2026 - 11:45, Güncelleme: 25.06.2026 - 13:32
 

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: Kerbela tüm müminler için bir yürek yarasıdır

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Muharrem ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda "Kerbela, ırkı, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun tüm müminler için elbette bir yürek yarasıdır." İfadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Muharrem ayı, Aşura Günü ve Kerbela hadisesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Arpaguş, Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem'in, taşıdığı hikmetler nedeniyle Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından "şehrullah" olarak isimlendirildiğini ve hürmete layık görüldüğünü belirtti. "Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç" Muharrem ayının onuncu günü olan Aşura Günü'nün önemli bir manevi değere sahip olduğunu ifade eden Arpaguş, "Muharrem ayının onuncu (aşura) gününü -bir gün öncesi veya sonrasını ilave ederek- oruçlu geçiren Rasulüllah (Sallallahu aleyhi ve sellem), bu ayda tutulan orucun Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç olduğunu haber vermiştir." ifadelerini kullandı. "Müslümanların zihin dünyalarında derin izler bırakmıştır" Arpaguş "Muharrem ayının onuncu (aşura) günü, aynı zamanda Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) çok sevdiği torunlarından Hz. Hüseyin ve beraberindeki sadık yol arkadaşlarının siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da acımasızca şehit edilmesinin sene-i devriyesidir. Hicri 61’inci yılın 10 Muharrem’inde yaşanan bu elim hadise, Ehl-i beyt sevdasıyla dolu mümin yürekleri ağır bir hüzne gark etmiş ve Müslümanların zihin dünyalarında derin izler bırakmıştır." dedi. " Müslümanlar arasına sun’i duvarlar örmek için asırlarca bir ayrıştırma zemini olarak istismar edilmiş…" Kerbela'nın, bütün müminler için bir yürek yarası olduğunu vurgulayan Arpaguş "Kerbela, ırkı, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun tüm müminler için elbette bir yürek yarasıdır. Ne var ki bu hadise, Müslümanlar arasına sun’i duvarlar örmek için asırlarca bir ayrıştırma zemini olarak istismar edilmiş ve aynı kıbleye yönelen, aynı peygambere tabi olan gönüllerin arasına nifak tohumları ekilmek istenmiştir. Kerbela’nın acısını hala yüreğinde hissedenlere düşen, tarihten gereken dersleri almak ve her türlü fitne karşısında akl-ı selim ile hareket ederek İslam’ın izzetini muhafaza etmenin ve Müslümanlar arasındaki muhabbet bağlarını güçlendirmenin gayreti içinde olmaktır. Arpaguş, mesajının sonunda şunları söyledi: "Bu vesileyle iman, sadakat, ahde vefa ve cesaret timsali Hz. Hüseyin başta olmak üzere hak ve hakikat uğrunda canlarını feda eden tüm müminleri rahmetle yad ediyorum. Gönüllerde asırlara sari hüzün buğuları bırakan "Aşura Günü"nü kalplerimizin telifine vesile kılmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum." 
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Muharrem ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda "Kerbela, ırkı, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun tüm müminler için elbette bir yürek yarasıdır." İfadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Muharrem ayı, Aşura Günü ve Kerbela hadisesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Arpaguş, Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem'in, taşıdığı hikmetler nedeniyle Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından "şehrullah" olarak isimlendirildiğini ve hürmete layık görüldüğünü belirtti.

"Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç"

Muharrem ayının onuncu günü olan Aşura Günü'nün önemli bir manevi değere sahip olduğunu ifade eden Arpaguş, "Muharrem ayının onuncu (aşura) gününü -bir gün öncesi veya sonrasını ilave ederek- oruçlu geçiren Rasulüllah (Sallallahu aleyhi ve sellem), bu ayda tutulan orucun Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç olduğunu haber vermiştir." ifadelerini kullandı.

"Müslümanların zihin dünyalarında derin izler bırakmıştır"

Arpaguş "Muharrem ayının onuncu (aşura) günü, aynı zamanda Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) çok sevdiği torunlarından Hz. Hüseyin ve beraberindeki sadık yol arkadaşlarının siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da acımasızca şehit edilmesinin sene-i devriyesidir. Hicri 61’inci yılın 10 Muharrem’inde yaşanan bu elim hadise, Ehl-i beyt sevdasıyla dolu mümin yürekleri ağır bir hüzne gark etmiş ve Müslümanların zihin dünyalarında derin izler bırakmıştır." dedi.

" Müslümanlar arasına sun’i duvarlar örmek için asırlarca bir ayrıştırma zemini olarak istismar edilmiş…"

Kerbela'nın, bütün müminler için bir yürek yarası olduğunu vurgulayan Arpaguş "Kerbela, ırkı, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun tüm müminler için elbette bir yürek yarasıdır. Ne var ki bu hadise, Müslümanlar arasına sun’i duvarlar örmek için asırlarca bir ayrıştırma zemini olarak istismar edilmiş ve aynı kıbleye yönelen, aynı peygambere tabi olan gönüllerin arasına nifak tohumları ekilmek istenmiştir. Kerbela’nın acısını hala yüreğinde hissedenlere düşen, tarihten gereken dersleri almak ve her türlü fitne karşısında akl-ı selim ile hareket ederek İslam’ın izzetini muhafaza etmenin ve Müslümanlar arasındaki muhabbet bağlarını güçlendirmenin gayreti içinde olmaktır.

Arpaguş, mesajının sonunda şunları söyledi:

"Bu vesileyle iman, sadakat, ahde vefa ve cesaret timsali Hz. Hüseyin başta olmak üzere hak ve hakikat uğrunda canlarını feda eden tüm müminleri rahmetle yad ediyorum. Gönüllerde asırlara sari hüzün buğuları bırakan "Aşura Günü"nü kalplerimizin telifine vesile kılmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum." 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve webtvhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.