Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunların derdi laiklik değil, bu toprakların kutsallarıyladır

Siyaset 25.02.2026 - 13:39, Güncelleme: 25.02.2026 - 14:38
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunların derdi laiklik değil, bu toprakların kutsallarıyladır

AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan etkinliklerine karşı yayımlanan laiklik bildirisine tepki göstererek, "Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrip ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bu milletin ta kendisiyledir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayında ülke genelinde coşkuyla icra edilen ilahilere değinerek, "Camilerimiz dolup taşıyor, çocuklarımız ve gençlerimiz camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız bereketleniyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız daha çok gözetleniyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi ve manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. "Kâbe’de hacılar Hu der Allah" ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek hâline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik etmelerini görmek bizi memnun etti. Tüm Türkiye'nin aynı ritimde buluşması özlediğimiz, arzuladığımız bir iklimdi. Kimse bundan gocunmamalı... Rahatsız olmamalı... Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah razı olsun diyorum." dedi. Ramazan etkinlikleri önem taşıyor Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan etkinliklerinin milletle kucaklaşma, dayanışma ve paylaşmayı güçlendirme amacı taşıdığını belirterek, "Bu sene ikincisini tertiplediğimiz Külliye’de Ramazan etkinlikleri Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mazhar oluyor. İnşallah Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız" ifadelerini kullandı. "MEB'in Ramazan genelgesi doğrudur" Milli Eğitim Bakanlığının Ramazan ayı boyunca düzenlediği okul etkinliklerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli milletvekillerimiz, burada bir konunun üzerinde özellikle durmak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığımız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında Maarif’in kalbinde Ramazan teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu yazıda neler var. Gençler, bu yazıda neler var. Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri ve tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak.  Şimdi birincisi, bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. İkincisi, bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa’nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur. Yerindedir. Hukukidir. Ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır. " dedi. Laiklik bildirisine sert tepki "Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde, Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce, artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı. O bayat laiklik elden gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı." İfadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar.  Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar.  Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya ve her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar Batı’da çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz." dedi. "Laikliğin arkasına saklanmayın" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrip ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor. Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor. Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde cıvıl cıvıl, hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor. Gençlerimizin dilinde küfür ve hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor. Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi, bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın." şeklinde konuştu. "Bu milletin mayasında İslam var" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin milli ve manevi değerlerinin korunacağını vurgulayarak, " Değerli milletvekillerimiz, çok değerli kardeşlerim, bugün bir kez daha şunu altını çizerek ifade ediyorum. Bu milletin mayasında İslam var. Bizi bir millet yapan, bizi her türlü farklılığımıza rağmen bir arada tutan manevi değerlerimizdir. Ordumuz, unutmayın, Peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz İslam şehitleridir. Zaferlerimiz İ’la-yı Kelimetullah istikametindeki zaferlerdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur’an’ı, Peygamber sevgisini, Ramazanı, orucu, zekatı sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır, ne istikbal kalır, ne millet kalır, ne de devlet kalır. Ne diyor İstiklal Marşımız. 'Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.' Evet, bu ezanlar ebedi yurdumun üstünde inleyecek ve bu sayede Hakk’a tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak. Dil uzatamayacak. Hiç kimse ona kast edemeyecek. " ifadelerini kullandı. "Dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır" Erdoğan, farklı inançlara ve mezheplere saygı gösterildiğini belirterek, "Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha niceleri İslam’ın gür sadasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur’an’ı unutursa, Peygamber’i unutursa, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı unutursa bu milletten geriye hiçbir şey ama hiçbir şey kalmaz. Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda bin yıldır Türk de var, Kürt de var, Arap da var, Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha niceleri var. Avrupa’da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın. Ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek isteyen Türkiye’ye baksın. Ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu Devleti’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun mirası, Türkiye’nin birikimi bize yeter. Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz. Ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunuruz. Sonuna kadar koruruz. " dedi. "Yavrularımızın dillerinden Allah niyazı, kalplerinden Hazreti Muhammed Mustafa’nın aşkı hiç eksilmesin" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin milli ve manevi değerleriyle büyüyeceğini vurgulayarak, " Projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri, çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz. Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazandan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler. Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı’nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli niyetler, aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek. Bunu hiç kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz. Kendi ruhumuzla büyüyeceğiz. Kendi devlet, millet ve medeniyet değerlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil, biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz. Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımızı, başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm milli eğitim camiamızı ve elbette sevgili öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Okul bahçelerini ve camilerimizi bir çiçek tarlasına çeviren yavrularımızın her birini tek tek muhabbetle kucaklıyor, dillerinden Allah niyazı, kalplerinden Hazreti Muhammed Mustafa’nın aşkı hiç eksilmesin diyorum. Türkiye sanılandan çok çok büyüktür ve biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye, sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. 
AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan etkinliklerine karşı yayımlanan laiklik bildirisine tepki göstererek, "Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrip ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bu milletin ta kendisiyledir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayında ülke genelinde coşkuyla icra edilen ilahilere değinerek, "Camilerimiz dolup taşıyor, çocuklarımız ve gençlerimiz camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız bereketleniyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız daha çok gözetleniyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi ve manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. "Kâbe’de hacılar Hu der Allah" ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek hâline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik etmelerini görmek bizi memnun etti. Tüm Türkiye'nin aynı ritimde buluşması özlediğimiz, arzuladığımız bir iklimdi. Kimse bundan gocunmamalı... Rahatsız olmamalı... Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah razı olsun diyorum." dedi.

Ramazan etkinlikleri önem taşıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan etkinliklerinin milletle kucaklaşma, dayanışma ve paylaşmayı güçlendirme amacı taşıdığını belirterek, "Bu sene ikincisini tertiplediğimiz Külliye’de Ramazan etkinlikleri Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mazhar oluyor. İnşallah Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız" ifadelerini kullandı.

"MEB'in Ramazan genelgesi doğrudur"

Milli Eğitim Bakanlığının Ramazan ayı boyunca düzenlediği okul etkinliklerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli milletvekillerimiz, burada bir konunun üzerinde özellikle durmak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığımız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında Maarif’in kalbinde Ramazan teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu yazıda neler var. Gençler, bu yazıda neler var. Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri ve tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak.  Şimdi birincisi, bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. İkincisi, bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa’nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır.

Yapılan doğrudur. Yerindedir. Hukukidir. Ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır. " dedi.

Laiklik bildirisine sert tepki

"Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde, Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce, artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı. O bayat laiklik elden gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı." İfadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar.  Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar.  Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya ve her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar Batı’da çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz." dedi.

"Laikliğin arkasına saklanmayın"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrip ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor.

Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor. Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde cıvıl cıvıl, hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor. Gençlerimizin dilinde küfür ve hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor. Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın.

Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi, bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın." şeklinde konuştu.

"Bu milletin mayasında İslam var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin milli ve manevi değerlerinin korunacağını vurgulayarak, " Değerli milletvekillerimiz, çok değerli kardeşlerim, bugün bir kez daha şunu altını çizerek ifade ediyorum. Bu milletin mayasında İslam var. Bizi bir millet yapan, bizi her türlü farklılığımıza rağmen bir arada tutan manevi değerlerimizdir. Ordumuz, unutmayın, Peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz İslam şehitleridir. Zaferlerimiz İ’la-yı Kelimetullah istikametindeki zaferlerdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur’an’ı, Peygamber sevgisini, Ramazanı, orucu, zekatı sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır, ne istikbal kalır, ne millet kalır, ne de devlet kalır. Ne diyor İstiklal Marşımız. 'Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.' Evet, bu ezanlar ebedi yurdumun üstünde inleyecek ve bu sayede Hakk’a tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak. Dil uzatamayacak. Hiç kimse ona kast edemeyecek. " ifadelerini kullandı.

"Dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır"

Erdoğan, farklı inançlara ve mezheplere saygı gösterildiğini belirterek, "Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha niceleri İslam’ın gür sadasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur’an’ı unutursa, Peygamber’i unutursa, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı unutursa bu milletten geriye hiçbir şey ama hiçbir şey kalmaz. Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda bin yıldır Türk de var, Kürt de var, Arap da var, Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha niceleri var. Avrupa’da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın. Ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek isteyen Türkiye’ye baksın. Ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu Devleti’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun mirası, Türkiye’nin birikimi bize yeter. Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz. Ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunuruz. Sonuna kadar koruruz. " dedi.

"Yavrularımızın dillerinden Allah niyazı, kalplerinden Hazreti Muhammed Mustafa’nın aşkı hiç eksilmesin"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin milli ve manevi değerleriyle büyüyeceğini vurgulayarak, " Projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri, çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz. Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazandan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler. Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı’nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli niyetler, aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek. Bunu hiç kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz. Kendi ruhumuzla büyüyeceğiz. Kendi devlet, millet ve medeniyet değerlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil, biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz. Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımızı, başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm milli eğitim camiamızı ve elbette sevgili öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Okul bahçelerini ve camilerimizi bir çiçek tarlasına çeviren yavrularımızın her birini tek tek muhabbetle kucaklıyor, dillerinden Allah niyazı, kalplerinden Hazreti Muhammed Mustafa’nın aşkı hiç eksilmesin diyorum. Türkiye sanılandan çok çok büyüktür ve biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye, sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve webtvhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.