Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Açlık Değil, Arınma: Ramazan’da Doğru Beslenme

Sağlık 21.02.2026 - 16:50, Güncelleme: 21.02.2026 - 16:50
 

Açlık Değil, Arınma: Ramazan’da Doğru Beslenme

Oruç sadece midemizi değil zihnimizi de terbiye eden güzel bir ibadettir. Ancak işin fizyolojisini hafife alırsak, ay sonunda halsizlik, ödem ve kontrolsüz kilo artışı ile karşılaşmak kaçınılmaz olur. Gün boyu süren açlıkta zaten kan şekeri düşer ve akşam iftarda da hızlı ve fazla yemek insülini bir anda yükseltir. Bu da hem yağ depolanmasını artırır hem de tatlı krizlerini tetikler. Sahuru ciddiye almak lazım. “Nasıl olsa tokum” deyip sahuru atlamak, gün içinde baş ağrısı ve halsizliği davet eder. Sahurda hedef; uzun süre tok tutan, kan şekerini dengede götüren bir şeyler yemek olmalıdır, sadece doymak değil! Yumurta, yoğurt, peynir gibi kaliteli protein kaynakları; tam buğday ekmeği gibi kompleks karbonhidratlar; zeytin, avokado, badem, ceviz gibi sağlıklı yağlar… Protein ve lif birlikte çalışır ve midenin boşalma hızını yavaşlatır, gün boyu daha stabil bir enerji sağlar. Şekerli hamur işleri ise uzun bir açlık demektir. Su içmeyi de “aklıma gelirse” gibi değil, bilinçli bir planla yapmak önemli. Sahurdan iftara kadar su yok; o yüzden sahurda 2–3 bardak suyu sindirerek içmek gerekir. İftarı değerlendirelim; Gün boyu aç kalmış beden, masadaki her şeyi hemen hayatta kalma refleksiyle ister. Ama İftarı hurma ve suyla açmak sindirim sistemine yumuşak bir başlangıç sağlar. Çorbayla devam etmek mideyi hazırlar. Sonra 10–15 dakikalık bir ara vermek en doğru olanı.. Bu küçük mola, beyne “tokluk sinyalini” yakalaması için zaman kazandırır. Hızlı yemek, bilinen bir kilo alma yöntemidir; çünkü farkında olmadan gereğinden fazla yersin. Ana yemekte de denge şart. Izgara, haşlama, fırın yöntemleri; kızartmaya göre daha hafif ve sindirimi kolaydır. Tabağın yarısı sebze, çeyreği protein (et, tavuk, balık, bakliyat), çeyreği tam tahıl olduğunda metabolizma olması gereken şekilde çalışır. Mesela Ramazan pidesi yerken abartmamak lazım, miktar kontrolü yapılmazsa masum da değil. Ölçü de nimete olan saygının bir parçasıdır hatta, dinimize göre değerlendirecek olursak. İftar sonrası hafif bir yürüyüş, sindirimi destekler, kan şekerini dengeler. Teravih de aslında metabolik bir aktivitedir; beden hareketi sever. Ramazan’da en sık yapılan hata, gün içinde az yedim psikolojisiyle geceyi sınırsız atıştırmaya çevirmek. Oysa bedenin biyolojik saati (sirkadiyen ritim) gece ağır yükü sevmez. Geç saatlerde yoğun yemek, hem uyku kalitesini bozar hem de yağ depolanmasını artırır. Uyku ise kilo yönetiminin görünmeyen kahramanıdır. Unutmayalım: Oruç bir arınmadır, cezalandırma değil. Sahurda kendini aç bırakıp iftarda telafi etmek, vücut sistemini yorar. Planlı, dengeli, ölçülü beslenmek; hem ibadetin ruhuna hem de beden sağlığımıza daha çok yakışır. Ramazan, yılda bir gelen büyük bir fırsattır. Sofraya şükürle oturup bilinçle kalkmak lazım. Bedenimiz bize emanet; emanete iyi bakmak da bir sorumluluk. Bu ayı hafiflik hissiyle bitirmek mümkün. Biraz bilgi, biraz irade, biraz da gelenekten gelen ölçü duygusu. Gerisi zaten niyet.  Sevgilerimle Dyt. Ezgi Erkar

Oruç sadece midemizi değil zihnimizi de terbiye eden güzel bir ibadettir. Ancak işin fizyolojisini hafife alırsak, ay sonunda halsizlik, ödem ve kontrolsüz kilo artışı ile karşılaşmak kaçınılmaz olur.

Gün boyu süren açlıkta zaten kan şekeri düşer ve akşam iftarda da hızlı ve fazla yemek insülini bir anda yükseltir. Bu da hem yağ depolanmasını artırır hem de tatlı krizlerini tetikler.
Sahuru ciddiye almak lazım. “Nasıl olsa tokum” deyip sahuru atlamak, gün içinde baş ağrısı ve halsizliği davet eder. Sahurda hedef; uzun süre tok tutan, kan şekerini dengede götüren bir şeyler yemek olmalıdır, sadece doymak değil! Yumurta, yoğurt, peynir gibi kaliteli protein kaynakları; tam buğday ekmeği gibi kompleks karbonhidratlar; zeytin, avokado, badem, ceviz gibi sağlıklı yağlar… Protein ve lif birlikte çalışır ve midenin boşalma hızını yavaşlatır, gün boyu daha stabil bir enerji sağlar. Şekerli hamur işleri ise uzun bir açlık demektir. Su içmeyi de “aklıma gelirse” gibi değil, bilinçli bir planla yapmak önemli. Sahurdan iftara kadar su yok; o yüzden sahurda 2–3 bardak suyu sindirerek içmek gerekir.

İftarı değerlendirelim; Gün boyu aç kalmış beden, masadaki her şeyi hemen hayatta kalma refleksiyle ister. Ama İftarı hurma ve suyla açmak sindirim sistemine yumuşak bir başlangıç sağlar. Çorbayla devam etmek mideyi hazırlar. Sonra 10–15 dakikalık bir ara vermek en doğru olanı.. Bu küçük mola, beyne “tokluk sinyalini” yakalaması için zaman kazandırır. Hızlı yemek, bilinen bir kilo alma yöntemidir; çünkü farkında olmadan gereğinden fazla yersin.

Ana yemekte de denge şart. Izgara, haşlama, fırın yöntemleri; kızartmaya göre daha hafif ve sindirimi kolaydır. Tabağın yarısı sebze, çeyreği protein (et, tavuk, balık, bakliyat), çeyreği tam tahıl olduğunda metabolizma olması gereken şekilde çalışır. Mesela Ramazan pidesi yerken abartmamak lazım, miktar kontrolü yapılmazsa masum da değil. Ölçü de nimete olan saygının bir parçasıdır hatta, dinimize göre değerlendirecek olursak.

İftar sonrası hafif bir yürüyüş, sindirimi destekler, kan şekerini dengeler. Teravih de aslında metabolik bir aktivitedir; beden hareketi sever.

Ramazan’da en sık yapılan hata, gün içinde az yedim psikolojisiyle geceyi sınırsız atıştırmaya çevirmek. Oysa bedenin biyolojik saati (sirkadiyen ritim) gece ağır yükü sevmez. Geç saatlerde yoğun yemek, hem uyku kalitesini bozar hem de yağ depolanmasını artırır. Uyku ise kilo yönetiminin görünmeyen kahramanıdır.

Unutmayalım: Oruç bir arınmadır, cezalandırma değil. Sahurda kendini aç bırakıp iftarda telafi etmek, vücut sistemini yorar. Planlı, dengeli, ölçülü beslenmek; hem ibadetin ruhuna hem de beden sağlığımıza daha çok yakışır. Ramazan, yılda bir gelen büyük bir fırsattır. Sofraya şükürle oturup bilinçle kalkmak lazım. Bedenimiz bize emanet; emanete iyi bakmak da bir sorumluluk.

Bu ayı hafiflik hissiyle bitirmek mümkün. Biraz bilgi, biraz irade, biraz da gelenekten gelen ölçü duygusu. Gerisi zaten niyet. 

Sevgilerimle Dyt. Ezgi Erkar

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve webtvhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.