Zihnim Neden Susmuyor?
Zihnim Neden Susmuyor?
Hayat hep bir koşuşturmaca değerli dostlar .Doğduğumuz andan itibaren hayatın içinde var olmaya çalışan insanoğlu zaman ve yaş ilerledikçe bir şeyin kontrolunu maalesef elinde tutamıyor .Zihin. Evet bugünkü konumuz zihnimiz neden devamlı düşünce halinde . Gece olur… Ev sessizleşir, telefonlar susar. Ama insan bazen kendi zihninin içinde uyanık kalır. Bunu defalarca yaşamışızdır. Bir düşünce diğerini çağırır mesela borçlar, çocukların geleceği, sağlık, işler… Zihin devamlı üretir ve susmaz.
Hayat hep bir koşuşturmaca değerli dostlar .Doğduğumuz andan itibaren hayatın içinde var olmaya çalışan insanoğlu zaman ve yaş ilerledikçe bir şeyin kontrolunu maalesef elinde tutamıyor .Zihin. Evet bugünkü konumuz zihnimiz neden devamlı düşünce halinde . Gece olur… Ev sessizleşir, telefonlar susar. Ama insan bazen kendi zihninin içinde uyanık kalır. Bunu defalarca yaşamışızdır. Bir düşünce diğerini çağırır mesela borçlar, çocukların geleceği, sağlık, işler… Zihin devamlı üretir ve susmaz.
Aslında beynimiz bizi korumak için olası tehlikeleri önceden hesaplar. Güzel ihtimallerden önce kötü senaryoları düşünür. Bu doğal bir mekanizmadır. Ancak sorun aynı düşüncenin etrafında dönüp durduğumuzda başlar. Çözüm ararken kaygı üretmeye başlarız. Buna psikolojide “düşünce sarmalı” diyoruz.
Kaygı insanda dar bir pencere açar yalnızca sorunu gösterir. Oysa geniş pencere ihtimalleri de görmemizi sağlar. Kendimize şu soruyu sormak önemlidir “Gerçekten olanı mı görüyorum yoksa korkularımın bana gösterdiğini mi?”
Olumsuzdan olumluya değil gerçekçiye geçmek gerekir. “Borçlarımın altından kalkamam” yerine, “Şu anda zorlanıyorum ama ilk adımı belirleyebilirim” diyebilmek… “Çocuğumun geleceği mahvolacak” yerine “Bugün onun için yapabileceğim şeylere odaklanabilirim” diyebilmek… İşte zihinsel dönüşüm burada başlar.
Zihnin hızlandığı anlarda yapabileceğiniz ve benimde danışanlarıma tavsiye ettiğim küçük bir ritüel vardır: Gece Defteri. Bir defter alın aklınızdan geçen kaygıyı buraya yazın. Yanına şu soruyu ekleyin “Bu kaygının ne kadarı benim kontrolümde?” Ardından tek bir küçük adım belirleyin “Yarın bunun için ne yapabilirim?” Bu basit uygulama bile düşünceleri zihnin içinden çıkarıp önünüze koyar. Zihin yazıya dökülen düşünceyi daha kolay bırakır.
Tavsiye ettiğim bir diğer yöntem ise Nefes Telkini. Rahat bir pozisyonda oturun. Burnunuzdan 4 saniyede nefes alın 2 saniye bekleyin ardından 6 saniyede yavaşça verin. Her nefeste içinizden şu cümleyi söyleyin “Şu anda güvendeyim. Acele etmek zorunda değilim.” Beden sakinleştiğinde zihin de yavaşlar.
Bu tavsiyeler basit görünse de farkındalık için güçlü araçlardır. Çünkü zihninizi susturmaya çalışmak yerine onu gözlemlemeyi öğrenirsiniz. Düşüncelerinizin sizi yönetmesine izin vermek yerine siz düşüncelerinizi yönetmeye başlarsınız.
Unutmayın değerli dostlar her problemi bugün çözmek zorunda değilsiniz. Bazı sorunlar zamanla çözülür bazı yollar yürüdükçe görünür. Kendinize küçük alanlar açın örnek olarak bir kitap, bir yürüyüş, bir dost sohbeti… Bunlar ruhsal bakımın parçalarıdır.
Ve belki de gece yatağa girdiğinizde zihninize söyleyebileceğiniz en güzel cümle şudur “Bugün elimden geleni yaptım. Geri kalanını yarına bırakıyorum.”
Eğer zihninizin susmaması uzun süre devam ediyor bu durum uyku düzeninizi bozuyor ve yaşamınızı etkiliyorsa bunu “çok düşünüyorum” diye geçiştirmeyin. Psikolojik destek almak düşünce sarmalını anlamak ve sağlıklı baş etme yolları geliştirmek için önemli bir adımdır.
Zihin bazen fırtına gibidir. Ama her fırtına sonunda durulur öyle değilmi ? Önemli olan fırtınanın içinde kaybolmak yerine onun geçip gideceğini bilerek kendimize güvenli bir alan açabilmektir.
Murat ABAOĞLU
Klinik Psikolog
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


