Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Zihnim Neden Susmuyor?

Sağlık 18.08.2026 - 11:48, Güncelleme: 18.08.2026 - 11:48
 

Zihnim Neden Susmuyor?

Hayat hep bir koşuşturmaca değerli dostlar .Doğduğumuz andan itibaren hayatın içinde var olmaya çalışan insanoğlu zaman ve yaş ilerledikçe bir şeyin kontrolunu maalesef elinde tutamıyor .Zihin. Evet bugünkü konumuz zihnimiz neden devamlı düşünce halinde . Gece olur… Ev sessizleşir, telefonlar susar. Ama insan bazen kendi zihninin içinde uyanık kalır. Bunu defalarca yaşamışızdır. Bir düşünce diğerini çağırır mesela borçlar, çocukların geleceği, sağlık, işler… Zihin devamlı üretir ve susmaz.

Aslında beynimiz bizi korumak için olası tehlikeleri önceden hesaplar. Güzel ihtimallerden önce kötü senaryoları düşünür. Bu doğal bir mekanizmadır. Ancak sorun  aynı düşüncenin etrafında dönüp durduğumuzda başlar. Çözüm ararken kaygı üretmeye başlarız. Buna psikolojide “düşünce sarmalı” diyoruz. Kaygı insanda  dar bir pencere açar  yalnızca sorunu gösterir. Oysa geniş pencere ihtimalleri de görmemizi sağlar. Kendimize şu soruyu sormak önemlidir “Gerçekten olanı mı görüyorum  yoksa korkularımın bana gösterdiğini mi?” Olumsuzdan olumluya değil  gerçekçiye geçmek gerekir. “Borçlarımın altından kalkamam” yerine, “Şu anda zorlanıyorum ama ilk adımı belirleyebilirim” diyebilmek… “Çocuğumun geleceği mahvolacak” yerine  “Bugün onun için yapabileceğim şeylere odaklanabilirim” diyebilmek… İşte zihinsel dönüşüm burada başlar. Zihnin hızlandığı anlarda yapabileceğiniz ve  benimde danışanlarıma tavsiye ettiğim küçük bir ritüel vardır: Gece Defteri. Bir defter alın   aklınızdan geçen kaygıyı buraya yazın. Yanına şu soruyu ekleyin  “Bu kaygının ne kadarı benim kontrolümde?” Ardından tek bir küçük adım belirleyin  “Yarın bunun için ne yapabilirim?” Bu basit uygulama bile  düşünceleri zihnin içinden çıkarıp önünüze koyar. Zihin  yazıya dökülen düşünceyi daha kolay bırakır. Tavsiye ettiğim bir diğer yöntem ise Nefes Telkini. Rahat bir pozisyonda oturun. Burnunuzdan 4 saniyede nefes alın 2 saniye bekleyin  ardından 6 saniyede yavaşça verin. Her nefeste içinizden şu cümleyi söyleyin  “Şu anda güvendeyim. Acele etmek zorunda değilim.” Beden sakinleştiğinde zihin de yavaşlar. Bu tavsiyeler basit görünse de  farkındalık için güçlü araçlardır. Çünkü zihninizi susturmaya çalışmak yerine onu gözlemlemeyi öğrenirsiniz. Düşüncelerinizin sizi yönetmesine izin vermek yerine  siz düşüncelerinizi yönetmeye başlarsınız. Unutmayın değerli dostlar  her problemi bugün çözmek zorunda değilsiniz. Bazı sorunlar zamanla çözülür  bazı yollar yürüdükçe görünür. Kendinize küçük alanlar açın  örnek olarak bir kitap, bir yürüyüş, bir dost sohbeti… Bunlar ruhsal bakımın parçalarıdır. Ve belki de gece yatağa girdiğinizde zihninize söyleyebileceğiniz en güzel cümle şudur “Bugün elimden geleni yaptım. Geri kalanını yarına bırakıyorum.” Eğer zihninizin susmaması uzun süre devam ediyor bu durum  uyku düzeninizi bozuyor ve yaşamınızı etkiliyorsa  bunu “çok düşünüyorum” diye geçiştirmeyin. Psikolojik  destek almak düşünce sarmalını anlamak ve sağlıklı baş etme yolları geliştirmek için önemli bir adımdır. Zihin bazen fırtına gibidir. Ama her fırtına sonunda durulur öyle değilmi ? Önemli olan fırtınanın içinde kaybolmak yerine  onun geçip gideceğini bilerek kendimize güvenli bir alan açabilmektir. Murat ABAOĞLU Klinik Psikolog  
Hayat hep bir koşuşturmaca değerli dostlar .Doğduğumuz andan itibaren hayatın içinde var olmaya çalışan insanoğlu zaman ve yaş ilerledikçe bir şeyin kontrolunu maalesef elinde tutamıyor .Zihin. Evet bugünkü konumuz zihnimiz neden devamlı düşünce halinde . Gece olur… Ev sessizleşir, telefonlar susar. Ama insan bazen kendi zihninin içinde uyanık kalır. Bunu defalarca yaşamışızdır. Bir düşünce diğerini çağırır mesela borçlar, çocukların geleceği, sağlık, işler… Zihin devamlı üretir ve susmaz.

Aslında beynimiz bizi korumak için olası tehlikeleri önceden hesaplar. Güzel ihtimallerden önce kötü senaryoları düşünür. Bu doğal bir mekanizmadır. Ancak sorun  aynı düşüncenin etrafında dönüp durduğumuzda başlar. Çözüm ararken kaygı üretmeye başlarız. Buna psikolojide “düşünce sarmalı” diyoruz.

Kaygı insanda  dar bir pencere açar  yalnızca sorunu gösterir. Oysa geniş pencere ihtimalleri de görmemizi sağlar. Kendimize şu soruyu sormak önemlidir “Gerçekten olanı mı görüyorum  yoksa korkularımın bana gösterdiğini mi?”

Olumsuzdan olumluya değil  gerçekçiye geçmek gerekir. “Borçlarımın altından kalkamam” yerine, “Şu anda zorlanıyorum ama ilk adımı belirleyebilirim” diyebilmek… “Çocuğumun geleceği mahvolacak” yerine  “Bugün onun için yapabileceğim şeylere odaklanabilirim” diyebilmek… İşte zihinsel dönüşüm burada başlar.

Zihnin hızlandığı anlarda yapabileceğiniz ve  benimde danışanlarıma tavsiye ettiğim küçük bir ritüel vardır: Gece Defteri. Bir defter alın   aklınızdan geçen kaygıyı buraya yazın. Yanına şu soruyu ekleyin  “Bu kaygının ne kadarı benim kontrolümde?” Ardından tek bir küçük adım belirleyin  “Yarın bunun için ne yapabilirim?” Bu basit uygulama bile  düşünceleri zihnin içinden çıkarıp önünüze koyar. Zihin  yazıya dökülen düşünceyi daha kolay bırakır.

Tavsiye ettiğim bir diğer yöntem ise Nefes Telkini. Rahat bir pozisyonda oturun. Burnunuzdan 4 saniyede nefes alın 2 saniye bekleyin  ardından 6 saniyede yavaşça verin. Her nefeste içinizden şu cümleyi söyleyin  “Şu anda güvendeyim. Acele etmek zorunda değilim.” Beden sakinleştiğinde zihin de yavaşlar.

Bu tavsiyeler basit görünse de  farkındalık için güçlü araçlardır. Çünkü zihninizi susturmaya çalışmak yerine onu gözlemlemeyi öğrenirsiniz. Düşüncelerinizin sizi yönetmesine izin vermek yerine  siz düşüncelerinizi yönetmeye başlarsınız.

Unutmayın değerli dostlar  her problemi bugün çözmek zorunda değilsiniz. Bazı sorunlar zamanla çözülür  bazı yollar yürüdükçe görünür. Kendinize küçük alanlar açın  örnek olarak bir kitap, bir yürüyüş, bir dost sohbeti… Bunlar ruhsal bakımın parçalarıdır.

Ve belki de gece yatağa girdiğinizde zihninize söyleyebileceğiniz en güzel cümle şudur “Bugün elimden geleni yaptım. Geri kalanını yarına bırakıyorum.”

Eğer zihninizin susmaması uzun süre devam ediyor bu durum  uyku düzeninizi bozuyor ve yaşamınızı etkiliyorsa  bunu “çok düşünüyorum” diye geçiştirmeyin. Psikolojik  destek almak düşünce sarmalını anlamak ve sağlıklı baş etme yolları geliştirmek için önemli bir adımdır.

Zihin bazen fırtına gibidir. Ama her fırtına sonunda durulur öyle değilmi ? Önemli olan fırtınanın içinde kaybolmak yerine  onun geçip gideceğini bilerek kendimize güvenli bir alan açabilmektir.

Murat ABAOĞLU

Klinik Psikolog

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve webtvhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.