Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Saygınlığımızı neden kaybediyoruz

Sağlık 27.06.2026 - 20:15, Güncelleme: 27.06.2026 - 20:15
 

Saygınlığımızı neden kaybediyoruz

Merhaba Değerli Okurlarım Bu hafta sizlere son zamanlarda oldukça dikaktimi ceken bir konuda bu köşeden sizlere seslenmek ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Öncesinde yazılarıma gösterdiğiniz olumlu geri dönüşler için ayrıca teşekkür ederim. Bu geri bildirimler bana mesleki bir görevimi yerine getirdiğimi hissettiriyor ve mutlu hissetmemi sağlıyor. topluma psikolojik farkındalık kazandırmak insanı kendi değerleriyle buluşturmak çok değerli. Yazılarımın amacı yalnızca bilgi vermek değil aynı zamanda okuyucularımı değerli hissettirmek ve içsel yolculuklarında onlara ışık tutmaktır. Bu haftaki konumuz ise Saygınlık. Saygınlık dediğimiz aslında insanın kendisidir Fakat günümüzde bu kavramı kaybetmeye başladık. Neden? Çünkü değerlerimizden uzaklaşıyoruz, kendimiz olmaktan vazgeçiyoruz. Sosyal medyada insanlar ilgi görmek adına sahte kimliklere bürünüyor, farklı profiller üretiyor. Oysa sahte vitrinler ruhun gerçek ışığını söndürüyor. Psikolojide bu durum öz saygının zayıflaması ve insanın kendi kimliğinden kopması anlamına gelir. Peki bu bize neler kaybettiriyor? Öncelikle iç huzurumuzu kaybediyoruz. Sahte kimlikler kısa vadede ilgi çekse de uzun vadede ruhsal boşluk yaratıyor. İkincisi güven ilişkilerimiz zedeleniyor. İnsanlar birbirine gerçek yüzünü göstermediğinde toplumsal bağlar da zayıflıyor. Üçüncüsü, kendi değerlerimizden uzaklaştığımızda kendimizi değersiz hissetmeye başlıyoruz. Bu da psikolojik olarak geriye gitmemize sebep oluyor. Ve nihayetinde toplumsal bütünlüğümüz zarar görüyor. Çünkü bireylerin sahte kimliklerle kurduğu ilişkiler gerçek bağların yerini alamıyor. Güzel bir söz vardır: “Kendin olmak en büyük saygınlıktır.” Bir başka hatırlatma da şöyledir “Ruhuna gösterdiğin özen saygınlığının en güçlü kanıtıdır.” Saygınlığı korumak için tavsiyelerim klinik psikolog olarak şunlardır: Kendinize karşı hep dürüst olun, küçük adımlarla da olsa değerlerinizi yaşatın. Sosyal medyada sahte kimlikler yerine kendi gerçekliğinizi paylaşın. Gerektiğinde psikolojik destek almaktan çekinmeyin. Çünkü terapi almak bir eksiklik değildir. Psikolojik destek insanın kendine değer verdiğinin göstergesidir. Bu saygınlığınızı azaltmaz aksine kendinize verdiğiniz değeri büyütür. Ruhuna gösterdiğin özen insanın en büyük saygınlığıdır. Bu yazıyı hazırlarken fikir anlamında bana destek olan Ankara’da üniversite eğitimi gören Yenice’li canım kardeşim Nezaket Elif’e de ayrıca teşekkür ederim. Son söz olarak sunu söyleyebilirim Saygınlık sahte kimliklerde değil insanın kendi gölgesinde dimdik durabilmesindedir. Peki Siz kendi gölgenizde dimdik durabiliyor musunuz? Dileyen okurlarıma bu konuda psikolojik anlamda destek olmaya da hazırım. Bana WhatsApp, Instagram veya Facebook üzerinden ulaşabilirsiniz. Çünkü bu yazılarla birlikte yalnızca bir köşe yazısı değil aynı zamanda toplumsal bir görev de yerine getirdiğimi düşünüyorum ve bu konuda da sizlere destek olmaya hazırım. Saygılarımla

Merhaba Değerli Okurlarım Bu hafta sizlere son zamanlarda oldukça dikaktimi ceken bir konuda bu köşeden sizlere seslenmek ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Öncesinde yazılarıma gösterdiğiniz olumlu geri dönüşler için ayrıca teşekkür ederim. Bu geri bildirimler bana mesleki bir görevimi yerine getirdiğimi hissettiriyor ve mutlu hissetmemi sağlıyor. topluma psikolojik farkındalık kazandırmak insanı kendi değerleriyle buluşturmak çok değerli. Yazılarımın amacı yalnızca bilgi vermek değil aynı zamanda okuyucularımı değerli hissettirmek ve içsel yolculuklarında onlara ışık tutmaktır.

Bu haftaki konumuz ise Saygınlık. Saygınlık dediğimiz aslında insanın kendisidir Fakat günümüzde bu kavramı kaybetmeye başladık. Neden? Çünkü değerlerimizden uzaklaşıyoruz, kendimiz olmaktan vazgeçiyoruz. Sosyal medyada insanlar ilgi görmek adına sahte kimliklere bürünüyor, farklı profiller üretiyor. Oysa sahte vitrinler ruhun gerçek ışığını söndürüyor. Psikolojide bu durum öz saygının zayıflaması ve insanın kendi kimliğinden kopması anlamına gelir.

Peki bu bize neler kaybettiriyor? Öncelikle iç huzurumuzu kaybediyoruz. Sahte kimlikler kısa vadede ilgi çekse de uzun vadede ruhsal boşluk yaratıyor. İkincisi güven ilişkilerimiz zedeleniyor. İnsanlar birbirine gerçek yüzünü göstermediğinde toplumsal bağlar da zayıflıyor. Üçüncüsü, kendi değerlerimizden uzaklaştığımızda kendimizi değersiz hissetmeye başlıyoruz. Bu da psikolojik olarak geriye gitmemize sebep oluyor. Ve nihayetinde toplumsal bütünlüğümüz zarar görüyor. Çünkü bireylerin sahte kimliklerle kurduğu ilişkiler gerçek bağların yerini alamıyor.

Güzel bir söz vardır: “Kendin olmak en büyük saygınlıktır.” Bir başka hatırlatma da şöyledir “Ruhuna gösterdiğin özen saygınlığının en güçlü kanıtıdır.”

Saygınlığı korumak için tavsiyelerim klinik psikolog olarak şunlardır: Kendinize karşı hep dürüst olun, küçük adımlarla da olsa değerlerinizi yaşatın. Sosyal medyada sahte kimlikler yerine kendi gerçekliğinizi paylaşın. Gerektiğinde psikolojik destek almaktan çekinmeyin. Çünkü terapi almak bir eksiklik değildir. Psikolojik destek insanın kendine değer verdiğinin göstergesidir. Bu saygınlığınızı azaltmaz aksine kendinize verdiğiniz değeri büyütür. Ruhuna gösterdiğin özen insanın en büyük saygınlığıdır.

Bu yazıyı hazırlarken fikir anlamında bana destek olan Ankara’da üniversite eğitimi gören Yenice’li canım kardeşim Nezaket Elif’e de ayrıca teşekkür ederim.

Son söz olarak sunu söyleyebilirim Saygınlık sahte kimliklerde değil insanın kendi gölgesinde dimdik durabilmesindedir. Peki Siz kendi gölgenizde dimdik durabiliyor musunuz?

Dileyen okurlarıma bu konuda psikolojik anlamda destek olmaya da hazırım. Bana WhatsApp, Instagram veya Facebook üzerinden ulaşabilirsiniz. Çünkü bu yazılarla birlikte yalnızca bir köşe yazısı değil aynı zamanda toplumsal bir görev de yerine getirdiğimi düşünüyorum ve bu konuda da sizlere destek olmaya hazırım.

Saygılarımla

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve webtvhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.