Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

BELKİ BİR YARASI VARDI

Kültür 20.05.2026 - 10:32, Güncelleme: 20.05.2026 - 10:32
 

BELKİ BİR YARASI VARDI

Adı “intikam”dı. Kalbe ağır gelen o duygunun farkında bile değildi belki de…Ama hepimizin yaraları yok muydu? İçimizi sessizce inleten, derinlere gömdüğümüz, asla yeniden görmek istemediğimiz yaralar…“Geçti” sandığımız ama ilk günkü gibi hâlâ içimizde duran acılar…Kimse intikamın ateşine sadece yanmak için girmez.   Kimi çok sevdi…Kimi yarım kaldı…Kimi yarım bıraktı…Ama hepimiz biraz yaralıydık. Ve çoğu zaman bunun farkında bile değildik. “Zaman her şeye iyi gelir” dedik. Ama bazen gelmedi. Çünkü biz bazı acıları öyle derinlere gömdük ki yerini kendimiz bile unuttuk. Sonra bir şarkı çaldı…Bir cümle geçti içimizden…Ve unuttuğumuzu sandığımız her şey yeniden uyandı. Peki bu yarım kalmışlıklar kime aitti? Geçmişin yankıları mıydı? Yoksa hücre hafızamızın en unutulmuş odalarında kalan kadim izler mi?.. Kim bilir…Belki de bu çaresizlik çok daha eskiydi bizden. Ama ne olursa olsun…Kalp atmaya devam ediyor. Hayat devam ediyor. Ve biz, en yıkık harabelerin içinden bile yeniden çıkmayı öğreniyoruz. Defalarca düşsek bile…Oradan çıkmak yine bizim seçimimiz oluyor. Belki acı; içinde hâlâ diri kalan umudun başka bir hâlidir. Ve artık vakti geldi…İçinde sıkı sıkıya tuttuğun o yarayla yüzleşmenin vakti. Çünkü başka türlü yürüyemeyeceksin bu yolu. Kalkacaksın yeniden. Bir tohumun toprağa kök saldığı gibi…Kendini yeniden ekeceksin hayata. Ve meyve verene kadar o umudu beslemekten vazgeçmeyeceksin. Çünkü seni hayata bağlayan şey; içindeki o ateş. O ateş sönerse yolunu kaybedersin. Ama yanarsa…Seni yeniden doğurur. Ve bir gün dönüp aynaya baktığında gözlerinin içindeki o bozkurt bakışını göreceksin. Ne kadar savrulmuş olursan ol…Bu savaşta kendini kaybetmedin. Kendini kazandın. Şimdi hatırla: Sen sadece yara değilsin. Sen, küllerinden tekrar tekrar doğan varoluşsun. Doğumun sancılıydı belki…Ama her sancı yeni bir doğuş içindi. Kaç kez öldüğünün değil, kaç kez yeniden ayağa kalktığının anlamı var. Ve bak…Hâlâ buradasın. Varlığına bin şükran. Yol da sensin, yolculuk da… Doğuran da sensin, yeniden doğan da…  

Adı “intikam”dı. Kalbe ağır gelen o duygunun farkında bile değildi belki de…Ama hepimizin yaraları yok muydu? İçimizi sessizce inleten, derinlere gömdüğümüz, asla yeniden görmek istemediğimiz yaralar…“Geçti” sandığımız ama ilk günkü gibi hâlâ içimizde duran acılar…Kimse intikamın ateşine sadece yanmak için girmez.  

Kimi çok sevdi…Kimi yarım kaldı…Kimi yarım bıraktı…Ama hepimiz biraz yaralıydık. Ve çoğu zaman bunun farkında bile değildik. “Zaman her şeye iyi gelir” dedik. Ama bazen gelmedi. Çünkü biz bazı acıları öyle derinlere gömdük ki yerini kendimiz bile unuttuk.

Sonra bir şarkı çaldı…Bir cümle geçti içimizden…Ve unuttuğumuzu sandığımız her şey yeniden uyandı. Peki bu yarım kalmışlıklar kime aitti? Geçmişin yankıları mıydı? Yoksa hücre hafızamızın en unutulmuş odalarında kalan kadim izler mi?.. Kim bilir…Belki de bu çaresizlik çok daha eskiydi bizden. Ama ne olursa olsun…Kalp atmaya devam ediyor. Hayat devam ediyor. Ve biz, en yıkık harabelerin içinden bile yeniden çıkmayı öğreniyoruz.

Defalarca düşsek bile…Oradan çıkmak yine bizim seçimimiz oluyor. Belki acı; içinde hâlâ diri kalan umudun başka bir hâlidir. Ve artık vakti geldi…İçinde sıkı sıkıya tuttuğun o yarayla yüzleşmenin vakti. Çünkü başka türlü yürüyemeyeceksin bu yolu. Kalkacaksın yeniden. Bir tohumun toprağa kök saldığı gibi…Kendini yeniden ekeceksin hayata. Ve meyve verene kadar o umudu beslemekten vazgeçmeyeceksin. Çünkü seni hayata bağlayan şey; içindeki o ateş. O ateş sönerse yolunu kaybedersin.

Ama yanarsa…Seni yeniden doğurur. Ve bir gün dönüp aynaya baktığında gözlerinin içindeki o bozkurt bakışını göreceksin. Ne kadar savrulmuş olursan ol…Bu savaşta kendini kaybetmedin.

Kendini kazandın. Şimdi hatırla: Sen sadece yara değilsin. Sen, küllerinden tekrar tekrar doğan varoluşsun. Doğumun sancılıydı belki…Ama her sancı yeni bir doğuş içindi. Kaç kez öldüğünün değil, kaç kez yeniden ayağa kalktığının anlamı var. Ve bak…Hâlâ buradasın.

Varlığına bin şükran. Yol da sensin, yolculuk da…

Doğuran da sensin, yeniden doğan da…  

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve webtvhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.