Bayramın Eski Tadını Ararken
Bayramın Eski Tadını Ararken
Merhaba değerli dostlar. Bu yazımızda eksikliğini hissettiğim bir konuda sizlereseslenmek istedim. Eski bayramların heyecanı… Kurban Bayramı yaklaştıkça kalplerimizde bir coşku uyanması gerekirken artık bu günlerin çoğu kişi içinyalnızca bir tatil fırsatı olarak görülmesi bayramın özündeki ruhu gölgelemeye başladı. Eskiden bayram sabahları sokaklarda çocukların neşesi, büyüklerinevlerinde misafir ağırlama telaşı, akrabaların birbirini ziyaret etme alışkanlığı vardı. Bugün ise bu geleneklerin çoğu unutulmuş durumda.
Ben Karabük’ün Yenice ilçesinde yeşilin her tonunu barındıran o küçük ama ruhu büyük yerde büyüdüm. O ilçede bayramlar daha birleştiriciydi sokaklarda yankılanan çocuk kahkahaları, komşuların birbirine açtığı sofralar, yaşlıların duaları… Rahmetli annem ve Rabbim sağlıklı ömürler versin babam bize bayramın sadece bir dini vecibe olmadığını aynı zamanda kültürümüzün, heyecanımızın ve ortak ruhumuzun bir parçası olduğunu öğrettiler. Onların bize aktardığı bu değerler bayramı tatilden öte bir anlamla yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi.
Bayram sofraları bir köprüydü gönülleri birbirine bağlayan, uzakları yakın eden… Çocuklara verilen bayram harçlıkları bir umut tohumu gibiydi küçük bir miktar ama büyük bir anlam taşıyan. O harçlık bir çocuğun gözünde bayramın değerini büyütür, geleceğe dair bir hatıra bırakırdı. Bugün bu sembolik anlamın kaybolması genç nesillerin bayramı eksik yaşamasına neden oluyor.
Yaşlıların bayramda beklediği ziyaretler ise bir gönül kapısıydı. Onların kapısını çalmak, ellerini öpmek, gönüllerini almak aslında kültürümüzün en önemli mirasıdır. Ne yazık ki günümüzde bu ziyaretler giderek azalıyor. Oysa yaşlıların beklediği şey bir tabak yemek değil hatırlanmak, değer görmek ve yalnız olmadığını hissetmektir.
Bayramların eski coşkusu kayboldukça kültürel bağlarımız da zayıflıyor. Oysa bayram sadece dini bir vecibe değil aynı zamanda toplumsal hafızamızın canlı kalması için bir fırsattır. Bayram günlerinde bir kapı çalmak, bir gönül almak, bir tebessüm paylaşmak değerlidir. işte bunlar bizi biz yapan değerlerdir. Bayram bir tatilden öte geçmişle gelecek arasında kurulan manevi bir köprüdür.
Bugün ihtiyacımız olan şey bayramı yeniden özüne döndürmektir. Tatil anlayışının ötesine geçip bayramı birleştirici bir ruh olarak yaşamak… Çocuklara bayramın gerçek anlamını öğretmek, gençlere paylaşmanın güzelliğini göstermek, büyüklerin ellerini öpmek ve onları hatırlamak… Çünkü bayram en çok da hatırlamaktır.
Bu vesileyle bende herkesin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, huzur, sağlık ve birlik dolu günler diliyorum.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


